Um alle Inhalte sehen zu können, benötigen Sie den aktuellen Adobe Flash Player.

ANA SAYFA İZMİR'İN TRENLERİ Yazilarim Siirlerim Hakkimda2 Defterlerim Yaşlanıyor  İzmirde Sevdam Büyür Acıya Kalkan Olmak Birkaç Zeytin Ağacı İnciraltı Yolları İzmir Bir Çığlık Bazen Makedonya Türklerinin   Türkler ve Bulgarlar  Atatürkün Sofrası  Aşk Yormuştu Beni Als die Mauer fiel Berlin Geceleri İzmirde Zaman Şiirim Sana İzmir  Bir Buluşmanın Solan Elleri Balkanlardaki Tahta  Yaşamını Türk Diline   Balkanlardaki Köprüleri Ateştir Gurbet Buca Yağmurları Pencerede Perdeler Yüzü Düşer Ellerime Ah Bu Gecenin  Rüzgarda Savrulan  İzmir yokuşunda bir semt gültepe: Fotoğraflarla Gültepe Öykü: Tarzan Yaşıyor Tutuklu  Sevdaya İsyan Öykülerim Hakkimda Tarzan Yaşıyor TURGUT REIS ILK Göçmen Kızı Nazife  GÖÇMEN KIZI 2 Gültepe Sohbeti Balkanlar Gurbetten Yürüyüş Sevdaları İzmir körfezindeki iki kuşa dair Balkanlar Üzerine Düşünceler Evladı Fatihan Temizlikçi Kız BELGRAD ŞU TEPENİN ARDINDA ANADOLUDA VE BALKANLARDA YÖRÜKLER Hasan Kaleşhinin Osmanlı-Türk Sevgisi Ahmet Tunga ve SES Dergisi 

ANA SAYFA

İzmir’in trenleri 1860 yılından, 1990’ın ortalarına kadar fazla bir değişikliğe uğramadan çalışmıştır. 1990’ların ortasında metro, onun ardından da raylı sistem inşaatları başladıktan sonra, İzmir’in 150 yıllık demiryolu görüntüsü değişmeye başladı. Belki eski sistem günümüze cevap veremiyordu ve böyle bir değişiklik gerekliydi. Ama insan eski demiryolu manzaralarını göz önüne getirdikçe özlem duymadan edemiyor. İzmir’in trenleri bir zamanlar kuzeyden, güneye ve batıdan, doğuya günün her saatinde, gürültüler çıkararak ve düdükler çalarak çalışıyordu. Geçitler, diğer adıyla tantanlar açılıp kapanıyor, tantanların çan sesleri ta uzaklardan duyuluyor, geçit bekçileri bariyerlerin altında kalan arabaları ağzındaki düdükle ikaz ediyor, çabuk geçmeleri için tantanları yarım açık bekletiyordu. Bu arada yollardaki vasıta kuyrukları da uzayıp gidiyordu.Özellikle gar sahaları içinde manevracılar, makasçılar, revizörler yolcuların da görebileceği yerlerde çalışırlardı. Tamponların arasına giren manevracılar kancalarla vagonları birbirine bağlıyor veya onları ayırıyor, sonra da düdüğünü çalarak makiniste işaret veriyordu. İşte bir zamanlar böylesine hareketliydi İzmir demiryollar ve tarihi tesisleriyle adeta bir açıkhava müzesiydi.

İZMİR’İN DEMİRYOLLARI VE TRENLERİ



Hüdai Ülker